29 Mart 2012 Perşembe

Dört mevsim

Evet yine bişeyler yarım kaldı.

Halbuki kombine alacaktık bana
Maçlara gidecektik yine beraber.
Yunan adaları vardı görmek istediğim,
Kapadokya vardı gitmek istediğin.
Kız kulesine gidecektik birinci yılda
Birinci yılı bile beklemeye gerek yok demiştin hani?

Havalar ısınacaktı, yine binecektik adalar vapuruna
Karışık tostunu yiyecektik sahildeki çay bahçesinin
Doymayıp ikinciyi yiyecektik sonra
Ve sen bana fıstıklı külahta dondurma alacaktın
Sora şarap alacaktık köşedeki şarküteriden
Ve ben her halikarda üşücektim
Benim için polarını getirmiş olacaktın,
Benim getirmeyeceğimi bilerek.
Yine benden çok düşünecektin beni yani
Sobayı yakacaktın belki
Yorulmiyim diye faytona bindirecektin ve de.

Sonra yine yaz gelecekti
Elele dolaşacaktık Alaçatı’da
Güneşlenme kavgası yapacaktık
Hani hiç olmucaktı ayrılık?

Yine tıka basa o minik tartlardan yerdim belki o zaman
Sonra hamakta sallanır, geçene kadar masaj yapardın başıma belki
Hasta olsam bakardın bana
Yine yapar mıydın ki?

Kış gelecekti sonra,
Karlı biyerlere götürecektin beni
Ben minik minik yuvarlanacaktım o karda,
Tüylü kulaklığımı takarak
Belki tüylü çizmem de olurdu o zamana
Ama muhakkak ki çok üşücektim.

Çok konuşacaktım sonra
Gözlerimi kocaman açarak
Heyecanlı heyecanlı bişeler anlatacaktım sana
Muzipçe gülecektim sonra
Bazen de kızacaktım sana
Ama yine de sevecektim
Biliyorsun dimi?

Yanında lokumu olan türk kahveci arardık
Senden gizli gizli çikolata yerdim yine
Bir de koca poşet peynirli çerezzayı.
Yorkie’yi bir de çanta alırdık belki
Karadeniz yemekleri yapan o yere giderdik
Selection arardık markette,
Bulamayıp frontera alırdık
Bütün dvd’leri aşk filmlerinden seçerdim
Sen söylenince de küserdim yine
Temizlik, yemekten önce gelirdi
Aç kaldım diye kızardın bana gene
Ama ‘çok şekerim dimi’ deyince
Dayanamazdın yine.

Hani senin bi evin olunca daha güzel olacaktı her şey?
Ve de benim yeni bir işim olunca?
Yine yarım kaldı bişeler
Olmadı.

12 Mart 2012 Pazartesi

Dilemma

Herkesin karşı cinsten bekledikleri aynı,
Üç aşağı, beş yukarı.
Lakin herkeste sıralaması farklı.
Önemli olan artıların eksilerden fazla olması
Belki de bu hesaba hiç gerek kalmaması.

İnsan değişmeli, ödün vermeli mi
Yoksa beni böyle sevsin mi ?
Her şeyin de orta yolu olur mu ki ?

İçinden geleni mi dinlemeli
Yoksa dış sesleri de mi?
Aynı mı olmalı olaylara tepkileri,
Yoksa tamamlamalı mı iki insan birbirini ?
Zevkler tutmasa olur mu,
Sadece sevmek yetmiyor mu ?

Kararlar sinirliyken alınmamalı.
Peki sakinken mantık denen şey,
Duyguların iki adım gerisinde kalmaz mı ?

Olduğu kadar,
Olmuyorsa kader mi ?
Aslında bu resim,
Çok iyi anlatmıyor mu her şeyi ?